~ Ortak Basın Bildirisi ~

 BU DAVA HEPİMİZİN DAVASIDIR!

 GÖREVİMİZİ SONUÇ ALINCAYA KADAR SÜRDÜRECEĞİZ

 

Hekimler ve tüm sağlık çalışanları olarak “Meslek Onurumuz, ücretimiz, İş Güvencemiz, Halkın Sağlık Hakkı” talepleriyle 5 Kasım ve 24 Aralık 2003’te bütün Türkiye’de GöREVdeydik.

İşçi ve memur sendikaları, meslek örgütleri, hasta hakları dernekleri başta olmak üzere toplumun çok geniş bir kesimi de yanımızda yer alarak güç kattılar.

Sesimizi ve taleplerimizi bütün kamuoyu duydu, hak verdi. Hükümet ise bu talepleri içtenlikle karşılamak yerine, çeşitli yöntemlerle baskı ortamı yaratmaya çalıştı.

Sağlık Bakanlığı imzalı ihbar yazısı ile başlatılan süreç sonucu, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı ise geçtiğimiz günlerde Türk Ceza Kanunu’nun 236.maddesi uyarınca dava açtı.

Davanın ilk duruşması bugün(13 Ekim 2004) saat: 10:00’da İstanbul Sultanahmet Adliyesi’nde yapılıyor.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk-İş, Hak-İş, Devrimci Sağlık-İş, Hasta ve Hasta Yakınları Hakları Derneği (HAYAD), İstanbul Eczacı Odası, İstanbul Veteriner Hekimler Odası, İstanbul Dişhekimleri Odası, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Şişli, Aksaray, Bakırköy Şubeleri ve İstanbul Tabip Odası yöneticilerinden oluşan 85 “SANIK ” toplam 255 yıl hapis cezası istemiyle yargılanıyor.

Bu dava sağlık hakkı/ meslek onurumuz/ iş güvencemiz/ özlük haklarımız için 5 Kasım 2003’den bu yana GÖREVde olan hepimizindir. Dün olduğu gibi bu gün ve yarın da bütün haklı taleplerimizin ısrarlı takipçisi olacağız .

Eğer 2005 Bütçeside IMF’nin belirlediği temel büyüklüklere göre hazırlanırsa;

Sağlığa bütçeden yeterli pay ayrılması ve herkese eşit, ücretsiz, nitelikli sağlık hizmeti verilmesi taleplerimiz dikkate alınmazsa;

Eğer Türkiye sağlık ortamının içinde bulunduğu fevkalade kötü durumun sorumlusu olan;

Sağlığın ticarileştirilmesi/özelleştirilmesi,

Sağlık Bakanlığı’nın tasfiye edilmesi,

SSK Kurumlarının gasp edilmesi,

Kamu sağlık kurumlarının işletmeye dönüştürülmesi,

Sağlık Ocaklarının yok edilmesi,

Sağlık hizmetlerinin taşeron firmaya devredilmesi,

Sözleşmeli personel uygulamasıyla iş güvencemizin ortadan kaldırılması,

                                                                                                          Politikalardan vazgeçilmezse;

Eğer;

İnsanca yaşayacak ücret,

İnsanca çalışma koşulları,

Özlük haklarımızın iyileştirilmesi,

Sağlığa bütçeden yeterli pay ayrılması,

Herkese eşit/ücretsiz/nitelikli sağlık hizmeti verilmesi,

                                                                                                     Taleplerimiz yerine getirilmezse;

GöREVimizi SONUÇ ALINCAYA KADAR SÜRDÜRECEĞİMİZİ KAMUOYUNA DUYURUYORUZ

Bu çerçevede, özel olarak;

Gerek halkımızın sağlık hakkını, gerekse de özlük haklarımızın güvencesi açısından temel siyasi belgelerin başında gelen 2005 bütçesinin TBMM ilgili komisyonlarında görüşmeye başladığı gün, biçiminin Merkez Konseyince belirleneceği, ülke sathında sağlık ortamına denk düşen eylem gerçekleştirilecektir.

Yine sağlık ortamının daha da tahrip edecek yasal düzenlemeler (Kamu Yönetimi Temel İlkeleri Kanunu, Kamu Personeli Kanunu, Sağlık Kanunu, Sosyal Güvenlik Reformu Kanunu vb taslakları) mevcut biçimiyle TBMM gündemine getirilirse GöREVimizi çok daha etkin kılacağımız açıktır.

Bilinmelidir ki kamuoyu vicdanında gerçek yargılananlar sağlık ortamının olumsuzluklarının gerçek sorumluları, önerilere kulak tıkayan, gereksiz ihbar yapan, aslında sağlık ortamını tahrip edici politikalarda ısrar edenlerdir.

Balıkesir Diş Hekimleri Odası    
Yönetim Kurulu
Balıkesir Tabip Odası
Yönetim Kurulu