BASIN AÇIKLAMASI |
SAĞLIK OCAKLARIMIZA SAHİP ÇIKALIM! |
Toplum sağlığının temel taşları, 50 yıllık birikimimiz olan, sağlık ocaklarımızın kapatılmasına izin vermeyeceğiz. Sağlık alanında yaşanan tahribatın, her gün eklenen düzenlemelerle artık dayanılamaz bir boyuta eriştiği, özlük haklarımızın geriletildiği, sağlıklı yaşam ve sosyal güvenlik talebimizin göz ardı edildiği bir dönemden geçiyoruz. Sağlıkta yaşanan bu olumsuzluklara bugüne kadar hep birlikte “itiraz” ettik, Hükümeti sağlığın ticarileştirilmesine yol açan uygulamalarından vazgeçirmeye çalıştık. Ancak hükümet, yaptığımız tüm uyarılara, tüm itirazlara karşın, toplumdan gelen sese kulaklarını tıkayarak, IMF ve Dünya Bankası kaynaklı bir programı sürdürmektedir. Sağlık alanında ki tahribat artık tarif edilemez boyutlara ulaşmıştır. Halkımızın sağlığı ulus ötesi tekellerin önüne atılmakta, piyasa koşullarının insafına terk edilmektedir. Çağdaş sağlık yaklaşımı tedavi edici hekimlikten, koruyucu hekimliğe doğru bir yönelim içindeyken, Hükümet 50 yıla yakın süredir hizmet veren, halkımıza mal olmuş, her bir tuğlasında halkımızın emeği olan sağlık ocaklarını pervasızca kapatmak istemektedir. Sağlık ocaklarımızın kapatılarak yerine konulmak istenen “Aile Hekimliği”nin birinci basamak sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesi anlamına geldiği Dünya Bankası raporlarında dahi belirtilmektedir. Yapılmak istenen; insanların hastalanmasından çıkar sağlamak, daha çok hasta yaratarak ilaç ve teknoloji satmayı hedefleyen tekellerin kazançlarını arttırmaktır. Sağlıklı bir toplumu hedefleyen “Koruyucu Sağlık Hizmetleri” ortadan kaldırılmak istenmektedir. “Her aileye bir doktor”, “istediğiniz saatte bir telefonla evinize gelecek” , “aile albümünde aynı fotoğrafı paylaşacağınız doktor” söylemlerinin gerçek dışı olduğu 10 il’de yaygınlaştırılan uygulamalarda ortaya çıkmıştır. Birinci basamak sağlık hizmetlerinin vazgeçilmez ön koşulu olan ve hastane önlerinde yığılmaları önleyecek birinci basamakta muayene şartının kaldırılmış olması, aile hekimliğinin finans modeli olarak önümüze sürülen Genel Sağlık Sigortası”nın daha şimdiden iptal edilmiş olması, Hükümetin “Sağlıkta Dönüşüm”ünün çöktüğünün açık kanıtıdır. Genel seçimlere giderken sadece göz boyamaya yönelik pilot uygulamaların yaygınlaştırılması gibi uygulamalardan bu nedenle kaçınılması gerekir. Sağlık Bakanı’nın 2007 yılı bütçe görüşmelerinde komisyonda yaptığı konuşmada verdiği bilgilere göre: aşılama oranları %78’den %93’e çıkmıştır. Sağlık ocaklarımızda yılda 115 milyon poliklinik, 18 milyon kişiye üreme sağlığı hizmeti sunulmaktadır. Bu rakamlar sağlık ocaklarının kapatılmasını değil ihtiyaç olan bölgelerde yenilerinin kurulmasını gerektirmektedir. Halen 6.200 sağlık ocağımız mevcut olup, ihtiyaç ise 10 bin sağlık ocağıdır. Bakanlık ithal hekim getirmek yerine bu eksikliği gidermek üzere gayret göstermeli, sağlık ocaklarında görev yapan tüm Sağlık Çalışanlarına teşekkür edilmelidir. Hükümeti bir kez daha uyarıyoruz. “Beyaz Eylemler”in ilk çağrısını sağlık hizmetlerinin birinci basamağı olan sağlık ocaklarımızdan yapıyoruz. Bu “Beyaz Çağrı”dır. ·Aile Hekimliği pilot uygulamaları başka il’lere yaygınlaştırılmamalıdır. Bu güne kadar aile hekimliği pilot uygulamalarının başladığı il’lerde yaşananlar tüm açıklığı ile kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Pilot uygulamanın başladığı il’lerde zorla geçici görevlendirmelerle aile hekimi yapılmak istenen meslektaşlarımızın mağduriyetlerine son verilmelidir. ·Sağlık ocakları toplumun malıdır, kapatmak yerine kentsel alanlar başta olmak üzere ihtiyaç olan bölgelere yenileri inşa edilmeli, mevcut Sağlık Ocaklarımızın alt yapısı güçlendirilmelidir. · Birinci basamakta görev yapan sağlık çalışanlarına kalıcı, özlük haklarına yansıyan “Birinci Basamak Tazminatı” ödenmelidir. ·Basamaklandırılmış sağlık hizmeti modeli benimsenmeli ve sevk zinciri işletilmelidir. · Sağlık personeli tanımlanan işi dışında görevlendirilmemelidir. Bugün gerçekleştirdiğimiz “Beyaz Çağrı” temel olarak “Sağlık Ocaklarımıza Sahip Çıkmamız” gerektiği vurgusuna dayanmaktadır. Ancak sağlık alanını tahrip eden ve yıkıma yol açan Genel Sağlık Sigortası, vatandaşların ilaç teminini zorlaştıran uygulamalar, siyasi kadrolaşma, taşeronlaşma, hizmet alımları, ithal hekimler, yeni eğitim hastanelerinin kurulması, zorunlu mesleki sigorta gibi uygulamalar da durdurulmalıdır. Toplum sağlığını önceleyen nitelikli, parasız, eşit, ulaşılabilir sağlık hizmeti sunulmalıdır. Sağlık hizmetin finansmanı ise faiz- rant gibi gelirlerin vergilendirildiği, dolaylı vergilerin kaldırıldığı, gelire göre toplanan vergilerden oluşturulan genel bütçeden karşılanmalıdır. Sağlık hakkını talep ettiğimiz “Sağlık Hakkı İçin Beyaz Miting” 11 Mart 2007 Pazar günü Ankara’da gerçekleştirilecektir. “Sağlık Haktır” diyen tüm toplum kesimleri “Beyaz Mitinge” davetlidir. Sağlık ocaklarımızı kapattırmayacağız, sahip çıkacağız. ARTIK YETER! SAĞLIK HAKTIR!
BALIKESİR TABİP ODASI
|